Diktatorlere Bir Hatirlatma…

Mussolini’nin en sevdiği vecizelerden biri:  “Herkes hak ettiği ölüme kavuşur.”   Milan Morgu, 28 Nisan 1945.

İtalya’yı yıllar boyunca kana ve teröre bulayan, başta Habeşistan olmak üzere gittiği her yerde yüz binlerce insanın ölümüne neden olan, işçi sınıfının ve insanlığın düşmanı faşist katil Mussolini, Almanya’ya kaçarken partizanlarca yakalanarak idam edildi. Yakalandığında üzerinde Alman üniforması, valizlerinde yüzlerce kilo altın vardı, fakat bunlar onu kurtarmaya yetmedi.

13062254_1025280117552007_4169168993085073162_n

Eskiden hızlı bir sosyalist olan Benito Mussolini, keskin bir dönüşle hızlı bir faşist olarak 1921’de Faşist Parti’nin lideri oldu. “Kara Gömlekliler” olarak bilinen sokak çeteleriyle işçi sınıfının başlattığı genel grevi kırdı ve 1922’de 30.000 faşistle birlikte “Roma Yürüyüşü”nü başlattı. Kral Vittorio Emanuele, Mussolini’yi hükümeti kurmakla görevlendirdi.

Bundan sonrası İtalya ve dünya için tam bir felaket oldu. Faşistler, başlangıçta yalnızca koalisyon hükümetinin bir üyesi iken, devleti ele geçirmeye giriştiler. Partiye katılmalarla seçim yasasını kendi lehlerine değiştirmeyi sağlayarak, seçimlerden sonra mecliste ezici bir çoğunluğa ulaştılar. 1924’te sosyalist Giacomo Matteotti’nin öldürülmesi olayında olduğu gibi muhalefete karşı şiddete başvurdular.

1925-26 yıllarında çıkardıkları bir dizi “faşistleşme” yasasıyla işçi sınıfına ağır bir saldırı başlattılar. Bütün işçi örgütleri, sendikalar, partiler kapatıldı. Faşist olmayan milletvekillerinin parlamento üyelikleri düşürüldü. Mussolini ülkeyi tam bir diktatörlükle yönetmeye başladı.

1930 Büyük Buhranı’ndan sonra, Faşist Parti, büyük şirketleri kurtarmak için hammadde kaynakları sağlamak amacıyla Habeşistan’a saldırdı. Bir süre Almanya’ya karşı oluşturulan cephenin yanında yer aldıysa da, bu tavrından hızla vazgeçerek Almanya ile ittifak kurdu. 1938’den sonra köycülük hareketi hızlandı, üstün insan tipi yaratılarak bu insanların köylüler olduğu anlatılmaya başlandı. Büyük şehirlerde toplanan işçi yığınlarının muhalefeti nedeniyle şehirlerin yozlaştığı ve çürüdüğü anlatıldı, köylünün konuştuğu “saf” dil temelinde dilde sadeleştirme çalışmalarına başlandı.

Sınıfsız kaynaşmış imtiyazsız millet vurgusu yapılarak, düşman olarak Yahudiler işaret edilmeye başlandı. 1938’de Almanya örneğine uygun Yahudi karşıtı yasalar çıkarıldı, toplama kampları oluşturuldu.

13083317_1329068803789445_7481309794085682776_n

Mussolini, 1940 yılında Fransa’nın düştüğü kötü durumdan faydalanmak maksadıyla Almanya’nın yanında savaşa girdi, ancak üst üste alınan ağır askeri yenilgiler nedeniyle prestiji sarsıldı. Özellikle büyük şehirlerde Mussolini aleyhinde gösteriler yapılmaya başlandı. 1943 yılında Kral Vittorio Emanuele tarafından gözaltına alındı; hapis tutulduğu otel odasından Almanlar tarafından kaçırıldı. Ülkenin kuzeyinde bulunan Salto bölgesinde Alman kuklası olarak kurulan “İtalyan Sosyal Cumhuriyeti”nin başına getirildi, fakat iki sene sonra Almanya’nın yenilmesiyle birlikte Mussolini’nin de sonu geldi.

Üzerinde Alman askeri üniforması bulunan Mussolini, 27 Nisan 1945’te sevgilisiyle birlikte bir Alman birliğinin korumasında İsviçre’ye doğru kaçmaya başladı.

Yanlarındaki valizlerde yüzlerce kilo altın ve bol miktarda yabancı para vardı. Ancak fazla ilerleyemeden yolları partizanlar tarafından kesildi.

Mussolini hayatı karşılığında yanındaki serveti partizanlara vermeyi teklif etti, ancak partizanlar hak ettiği cezayı alacağını söyleyerek onu ve sevgilisini kurşuna dizdiler.

Milyonlarca insanın ölmesine, yaralanmasına, hayatının kararmasına sebep olan bu katilin cesedi, ayaklarından asılarak teşhir edildi.