Halep düştü…Diktatör ve ailesi için stresli günler asıl şimdi başlıyor.

 

Hergun ne zaman açılacağı hiç belli olmayan bir kutu ile beraber yaşıyorlar. Kutunun içinde neler olduğunu başta Erdoğan çok iyi biliyorlar. Bir baska bildikleri de ne pahasına olursa olsun iktidarda kalmak gereği.

Beş altı sene geriye gidiyorum. Tayyip Erdoğan gözünü Irak Kürtlerinin petrolüne dikmişti. Bağdat hükümeti Şii idi. Yeni Osmanlıcılık oyununda büyük ağabey Sünni Müslüman Türkiye olmalıydı. Kuzey Irak Kürt Hükümeti’nin de Erdoğan’a ihtiyacı vardi. Petrollerini Bağdat hukumetinden bağımsız satmak istiyorlardı.

Burası Orta Doğu idi ve Berzani ile ailesi de kendi keselerini doldurmaliydi.  Erdoğan 2011de POWERTRANS diye bir şirket kurdurdu. Akaryakıt nakliyat şirketi. Aslinda bunun sahiplerinin kağıt üzerinde kim oldukları da belli değildi. Singapur merkezli Grand Fortune Ventures ve Lucky Ventures isminde 2 PARAVAN şirket Powertrans’in sahipleri gözüküyordu.

Yine 2011 senesinde Erdoğan hükümeti meclisten bir yasa çıkardı. Türkiye’ye yurtdisindan petrol ithalatı ve akaryakıt mamullerinin nakliyatini yasakladi. Ama SADECE Powertrans HARİÇ. Yasaya göre Hükümetin belirleyeceği koşullarda ve istisnalarda akaryakıt nakliyati SADECE Powertrans üzerinden yapılabilirdi.

Ve Powertrans de yaptı. Piyasa değerinin altında Kuzey Irak bölgesinden Türkiye’ye tankerler dolusu petrol getirdi. Meblalar milyarlarca dolar arkadaşlar.  Bu Orta Doğu bataklığında bir başka şer gittikçe güçleniyordu.. IŞID.

Halep düştü...Diktatör ve ailesi için stresli günler asıl şimdi başlıyor. halep2IŞİD Şii Suriye ve Irak devletlerine karşı savaşıyordu. Birçok petrol kuyusunu ele geçirmişti. Isid’i diğer terör organizasyonlarından farklı kılan en önemli faktörlerden biri finansal KAYNAKLARI idi. Sadece çalınmış petrolden gelirleri yıllık 1 Milyar dolara ulaşmıştı. Elindeki petrolü piyasanın altında satıyordu. Satıyordu da KİME satıyordu?

Uluslararası istihbarat çevrelerinden homurdanmalar ve bilgi sızdırmalari başlamıştı. Ekim 2014’de o zamanın ABD Terörizm ve Finansal İstihbarat Müsteşarı David Cohen (simdi CIA Direktör Yardimcisi) şunları söylemişti;” Elimizdeki bilgilere göre IŞİD elindeki çalınmış petrolü piyasa değerinin çok altında, toptancı aracilara satıyor. Bunlarda Isid’dan aldıkları bu petrolü yeniden satıp dağıtımını yapıyorlar. Bunların arasında TÜRKİYE’DEN aracılar da bulunmaktadır.

Bir başka görülen şeyde IŞID’in elindeki bölgelerin petrollerinin bir kısmı önce Irak Kurdistan’ina satılıyor, oradan da TÜRKİYE’ye satılıyor.”

Mayıs 2015’de Güneydoğu Suriye’ye, IŞİD’in önemli bir karargahına ABD’nin 1. SFOD-D Timi, yani halk arasında bilinen tabiriyle Delta Gücü Komandoları bir baskın yaptılar. Hedef IŞID’in Ekonomi Emiri, yani finans Bakanı ABU SAYYAF’di. Abu Sayyaf ve 12 fedaisi bu baskında öldürüldüler. Ama daha da önemlisi bu karargahta ele geçirilen bilgisayarlar ve bilgilerdi. Bunların hepsi Amerika’ya nakledildi. Bu Isid’a büyük darbeydi. Bunu bir kenara koyunuz.

Türkiye tarihinde ilk defa birşey yaptı ve bir Rus uçağını düşürdü. Detayları biliyorsunuz zaten. Rus uçağını düşürülmesini izleyen günlerde Kremlin’in Savunma Bakanlığı çok nadir yaptığı birşeyi yaptı. Elindeki kartlardan birinin ucunu gösterdi. Rusya Savunma Bakan Yardımcısı Anatoly Antonov’dan bire bir aktarıyorum; “TÜRKİYE Irak ve Suriye’den çalınmış petrolün baş müşterisidir. Elimizdeki bilgilere dayanarak da söyleyebiliriz ki Türkiye’nin siyasi yönetimi, Tayyip ERDOĞAN ve AİLESİ bu yasadisi ticaret içinde yer almaktadırlar. ” Rusya bununla da kalmadı. Basın toplantisi yapıp İsid petrolünü doldurup Türkiye’ye

Reyhanlı kapısından hiç bir KISITLAMA olmadan giren yüzlerce tankerin uydu resimlerini de yayınlandı.

Halep düştü...Diktatör ve ailesi için stresli günler asıl şimdi başlıyor. halepBunlar çok ciddi suclamalardi. Çünkü Rusya Birleşmiş Milletlerin daimi Güvenlik Konseyi üyesiydi ve bazı medyada da Erdoğan ve takımının Savaş Suçluları kapsamında yargılanması bile konusulmaya başlanmıştı.

Gelelim Powertrans’e. Erdoğan ve ailesi Powertrans ile kişisel bağlantılarını ne kadar inkar etseler de bu firma ile Erdoğan’in damadının ÇALIK HOLDING’in bu paravan şirketin gizli sahibi olduğu su götürmez bir gerçek.

Neden ?

Redhack denen bir hacker grubu Berat Albayrak’in bazı e-maillerini yayınlamıştı bir kaç hafta önce. Tabi ki bu e-mail yazışmalarına sansür getirildi. Ancak bir kaç gün önce öyle birşey oldu ki artık torbanın ağzını buzmek imkansizlasti. Meşhur Wikileaks şimdiki Enerji Bakanı, Erdoğan’ın damadı ve aslında “gizli Başbakan” Berat Albayrak’in 57000 e-mailini yayınladı. Birçok uluslararası medya buna çok önem verdi. Bu artık örtbas edilemezdi. Albayrak’in yazışmalarının bir ilginç yanı ise ÇALIK HOLDING’in insan kaynakları müdürü BETÜL YILMAZ ile olanlardi. Çünkü Albayrak’in Powertrans ile hiçbir ilgisi olmadığı açıklamalarını doğrudan yalanliyordu.berat-1

Halep düştü...Diktatör ve ailesi için stresli günler asıl şimdi başlıyor. halep3Betül Yılmaz POWERTRANS ile ilgili her önemli personel kararını Albayrak’a soruyordu. Hatta alacakları maaşlara kadar. Ben aşağıda aralarındaki email başlık listesini yayinladim.

1- ÇALIK Holding’in Powertrans ile ne ilgisi vardı?
2- Berat Albayrak aslında Powertrans’in gizli yöneticisimiydi?
3- IŞİD’A giden petrol gelirlerinden KİMLER pay alıyordu?
4- Bunun Türkiye’deki dağıtımı kimler tarafından yapılıyordu?

Cevaplar zaten çok net ve bunları DELİLLERİ ile hem uluslararası istihbarat kurumları hem de medyası bilmektedir.

Bu gerçekler şu anda bir kutu içerisinde bekletilmektedir. Bu kutu her 3 açılma tehditiyle Erdoğan ve ailesi ile suç ortaklarının üzerinde keskin bir kılıç gibidir.

Ama bizler için en VAHİMİ Türkiye’nin çıkarlarının bir ailenin iktidar ve para hırsına kurban edilebilecek bir ŞANTAJ aracı olmasıdır.

Ben bu rejime karşıyım çünkü ya bu rejim çökecek ya Türkiye. Hakikaten arası yok arkadaşlar.

Bu rejim çok ÇOK kirli. Benim dilim dönmeye devam ettiği sürece bunu haykırmaya kararlıyım.