İzmir Kundura İşçileri İşçi Komitesi ilk toplantısını İzmir Deri-Kundura-Tekstil İşçileri Derneğinde gerçekleştirdi!

10600536_946464042049925_1162082226656382015_nİZMİR KUNDURA İŞÇİLERİ HAKLARI İÇİN ÖRGÜTLENİYOR!

İzmir Kundura İşçilerinin tüm çalıma alanlarından temsilini sağlayan sözcülüğünü yapacak ve süreci hakları-talepleri elde edilinceye kadar yönetecek “Kundura İşçileri Komitesi” oluşturulmuş alınan kararlar doğrultusunda;

• Komite İzmir Valiliğine durumu ve işçi taleplerini içeren bir rapor sunmuş ve görüşmeler yapılmıştı.
• Vali yardımcısının katılımıyla, Ayakkabıcılar derneği yönetimiyle ve patronların temsilcileriyle işçi komitesi olarak görüşmeler yapıldı.

İzmir Valiliğinde yapılan görüşmede işçilere durumlarının ve taleplerinin anlaşıldığı, bu sorunlarının çözümü için gerekli tedbirlerin alınacağı, kayıt dışı çalışmanın önlenmesi, haksız işten çıkarmaların önlenmesi konularında ilgili kurumlarla gerekli koordinasyonun sağlanacağı yönünde verilen sözlerin işçi komitesince takipçisi olunacağı belirtilmişti.

İşveren temsilcileriyle yapılan görüşmelerde de kayıt dışı çalışmaya kesinlikle izin verilmeyeceği, Suriyeli işçilerin çalıştırılması konusunda da Çalışma Bakanlığı denetim elemanlarıyla da işbirliği yapılarak hukuksuzluğun önüne geçileceğini, işçilerin çalışma koşulları ücret vd. taleplerini karşılayacak önlemleri alacakları sözünü vermişlerdi.

Yapılan görüşmelerden bugüne işçilerin talepleri yönünde herhangi bir önlem alınmazken, Ayakkabıcılar Sitesi içerisinde TOMA’larla, Çevik Kuvvet Polisleriyle önlemleri artırdıkları;

İşverenlerin basın açıklaması, yürüyüş toplantı vb. işçi eylemlerine katıldıklarını tespit ettikleri işçileri fotoğraflardan göstererek işten attıkları, iş isteyen işçilere de “sen eylemlere katılıyorsun” gerekçesiyle işe almadıkları görülmüştür.

Bu gelişmeleri değerlendirmek örgütlenmek ve mücadele yöntemlerini belirlemek için İşçi Komitesi İzmir Deri-Kundura-Tekstil İşçileri Derneğinde toplantı düzenlediler.
İzmir Kundura İşçileri İşçi Komitesi ilk toplantısını İzmir Deri-Kundura-Tekstil İşçileri Derneğinde gerçekleştirdi!

–Özgür-Emeğini, alın terini savunması gereken işçiler bir araya gelip ortak kararla bir mücadele hattı oluşturamıyor!  Derneğin Işşıkkent’te bir şubesinin açılması acil bir ihtiyaç. Ayakkabı İşçilerinin çalıştıkları alanda ortaya çıkan sorunlara çözüm üretebilecek, mücadelelerini örgütleyebilecekleri bir çatı gerekiyor. Dernekte haklarımız hukukumuz konularında eğitim verebiliriz, toplantılarımızı yapabiliriz.

Mücadelenin birden çok yöntemi var. Örgütlenerek, birlikte-bilinçli hareket ederek, haklarımıza hukukumuza sahip çıkarak veya vurup kırıp dökerek mücadele edebiliriz fakat bu yolla daha çok kendimize zarar veririz; Haklıyken haksız duruma düşer mücadelemize zarar veririz.

Asıl yapılması gereken, Emekten gelen gücümüzü birleştirebilmek ve Emeğimizin hakkını almak için mücadele etmektir.

— İşçi-  İşçilik dibe vurdu! Işıkkent’te önce atölyelerde en temel  5 kişi olmak üzere 40-50 işçi çalışıyorduk; işler bir şekilde yürüyor hayat devam ediyordu. Suriyelilerin gelmesiyle işsiz kaldık veya çalışma koşullarımız ağırlaştı! İşçi arkadaşlar arasında Suriyeli işçilere karşı “Hınç Kültürü” gelişmeye başladı! Basında da bu yönde yanlış haberler yayınlandı.

Bizlerin talepleri ve eylemleri Suriyeli İşçilere karşı değil, işverenlere karşıydı! Bunu anlatamadık. Hepimizin sosyal güvencesi olmuş olsaydı, kıdem tazminatımız, işsizlik sigortamız şimdi uzun yıllar emek verdiğimiz işyerlerinden atılamazdık!

O kadar zor koşullarda yaşıyoruz ki! Devlete, polise bir şey söyleyemiyoruz! Kimlerle konuşacağımızı, kimleri muhatap alacağımızı bilmiyoruz! Gariban Suriyeli İşçilerle karşı karşıya geliyoruz!

35 yıllık kundura işçisiyim; 2000 günlük sigortam var! Önce bodrum katlarda, sağlıksız kanserojen maddelerin içerisinde, sigortasız, aç kölece çalışıyorduk; şimdi işsiz kaldık!

—İşçi Uğur— Suriyeli işçiler gariban değil! Onlar çalışıyor, devletten her türlü yardımı alıyorlar. Bizler garibanız, mağduruz! Bizler vergi veriyoruz, askerlik yapıyoruz. Devlet bizlerin haklarını korumalı, bize iş koşulları yaratmalı. İş için hangi kapıya gitsek Suriyeli’misin-Müslüman mı ? diye soruyor; Suriyeli işçileri bize karşı koz olarak kullanıyorlar. Ben 2,5 aydır işsizim! Kendi ülkemizde mülteci olduk! Suriyeli işçiler olmasa bize mecbur kalacaklar.

—İşçi Aziz–  Ben bu meslekten kazancımla 7 çocuk evlendirdim. 2 sene öncesine kadar kötü çalışma koşullarına rağmen çalışıyorduk, işlerimiz iyiydi; şimdi 7 aydır çalışmıyorum! Nereye iş için gitsek 5,5YTL yaptığımız işe 2,5YTL teklif ediyorlar ve bu koşullarda çalışmaya razı Suriyeli işçileri çalıştırıyorlar.

—İşçi Nuri–  Sorun Suriyeli işçiler değil! Bunlar yokken de bizim sorunlarımız vardı. Bodrumlarda sağlıksız, sigortasız, aç ağır kölelik koşullarında çalışıyorduk. Bizlerin asıl hedefi kölece çalışma koşullarını bizlere dayatıp, Suriyeli işçileri daha ağır kölelik koşullarında çalıştırılmasını bize koz olarak kullanan işverenlerdir. Biz tüm haklarımız için uzun zamandır mücadele ettik.

Suriyeli işçilere gidip tüm işçiler bu koşullarda çalışmaya razı olmayalım, hep birlikte üretimi durdurup, hak alma mücadelemizi birlikte verelim demedik! Şimdi sorunlarımızı Suriyeli işçilere yıkıyoruz. Bu durumda işverenler bizi birbirimize düşürüp kırdırırken, hepimizin sırtından sömürüsünü artırıyor, kaybeden bizler oluyoruz.

—-İşçi—–   Bugün Almanya’da 4 milyon işçi var. Bavullarıyla gittiler. Irkçı-Faşist-Şoven bir anlayış gelişti, insanlarımızın canına kıydılar!  Suriyelilerin evlerine gidiyorum; İnsanlar IŞİD bombaladığında saldırdığında işlerini, evlerini bırakarak savaştan katliamdan kaçarak gelmişler. Buraya saldırı olsa, savaş olsa, bombalar düşse, evlerimize ateş düşse çoluk çocuk kaçacağız, yaşamak için iş bulursak çalışacağız.

—–İşçi—Ne Yapmalıyız? Biz Ayakkabıcılar Sitesinde 2005 yılında bir dernek kurduk. Derneğin amacı haklarımızı almak, çalışma koşullarımızın iyileştirilmesini sağlamaktı. Çalışma koşullarımız bildim bileli sorunlu, ağır! Ne sendikamız var! Ne sigortamız var! Adam “ben ayakkabı işçisiyim” diyor. Sen işçi falan değilsin! İşçinin sosyal hakları olur, izin hakları, sigortası olur. Bizler öncelikle kendimizi tarif etmemiz gerek.

1 yıl öncesine kadar Suriyeli işçiler yoktu. Sen ben vardık. Kesatta senin 2 liraya yaptığı işi,  1 liraya yapıyordu. Birbirimize küfrediyor, rekabet ediyorduk. Birlikte emeğimizin hakkını almak için mücadele etmedik. İşte bundan sorun Suriyeli işçiler değil! Sorun birlikte mücadele sorunu! Bugün bana, yarın sana! Örgütlü mücadeleyle çözeceğiz tüm sorunlarımızı.

—-İşçi Nuri–  Bizler öncelikle birbirimize güvenelim, sınıf dayanışması ile birlik olalım. Haklarımızı gasp eden bizleri kölece çalışma koşullarına mahkum eden sermayenin azgın sömürü isteğidir. Suriyeli işçilerin mülteci hakları gereği devlet tarafından barınma ve asgari yaşam koşullarının sağlanması zorunludur.  Sorun onların çalışması değil; bizlerden daha ağır kölelik koşullarında çalışmaya razı edilmesidir.

—-İşçi—  Sorun Suriyeli işçiler sorunu değil bu sistem sorunudur.  Kapitalizmin işçileri azgın sömürüsünün düzenidir. Biz işçiler örgütlü olsaydık tüm bunları tartışıyor olmayacaktık! Bu bizleri böyle yaşamaya mahkum eden, dünyanın en aşağılık sistemi Kapitalizmdir. Dünya işçilerinin ne devleti, ne bayrağı, ne de milliyetleri vardır; dünyanın her yerinde işçiyiz. Alıp getirdiler Suriyeli işçileri bıraktılar! Bizleri karşı karşıya getirerek ucuz emekle sömürülerini artıracaklar. Birlik olalım oyunlarını bozalım!

—–İşçi Nuri—İşçi komitemiz öncelikle kendi içinde disiplini sağlamalı, mücadeleye önderlik edecek yetenekte sınıf bilinciyle donanmalı. Bizleri bu hale getiren sistem ve sistem örgütleriyle kurumlarıyla egemen. Bizler de komitemizle derneğimizle örgütlü olmalı ve haklarımızı tavizsiz ısrarla savunmalıyız.

—- Özgürİşverenler emeğimizi ucuza getirmek karını artırmak için işçileri birbirlerine kırdırıyor! Önemli olan sınıf bilinci oluşturmak, birlikte örgütlü mücadele edebilmektir. Örgütlü mücadelenin sürekliliği de çok önemli. İşverenler Suriyeli mi? Demek ki sorun Suriyelilik değil! En büyük sorun kayıt dışı çalışma! İşçiler sigortalı, kayıtlı çalışsa 15-20 yıldır çalışan işçileri, Suriyeli ucuz işçiyi tercih ederek işten çıkartabilir mi? Sorun iş hukukuna aykırı kayıtsız, güvencesiz, sağlıksız çalışma koşullarına karşı örgütlenme ve birlikte mücadeledir. Ayakkabıcılar Derneği başkanı Yalçın ATA kayıt altında 205 firma olduğunu söyledi. Buna göre yüzlerce kayıt dışı işyeri- kayıt dışı patron var. Sistem kayıt altındaki işyerlerini ile denetleyemiyor! Gündüz atölye kapalı, akşam Suriyeli işçiler işbaşı yapıyor! Çalışan atölyelerde denetimde işçiler dışarı çıkartılıyor kayıtlara uygun tespit yaptırılıyor.

İşçilerin örgütlü, kararlı mücadelesiyle tüm hukuksuzluklar hak gaspları engellenebilir.

İşçiler dayanılmaz koşullara, işsiz kalmalarına, sigortasız düşük ücretle kölece çalışma koşullarının dayatılmasına karşı, İŞ-SİGORTA-SAĞLIK-EMEĞİN HAKKI talepleriyle işçilerin birlikte mücadelesini örgütlemek için;
• Irkçı Milliyetçi kışkırtmalara, polis-devlet zoruna karşı birliği korumak
• İşsizliğe, düşük ücrete, sağlıksız-sigortasız 15 saate varan kölece çalışma koşullarına karşı birlik olmak
• Emeğin hakkını eksiksiz alıp tüm işçilerin talepleri karşılanıncaya kadar tavizsiz mücadele etmek
• Suriyeli, ıraklı, yezidi vd. uluslardan işçilerin ucuz güvencesiz emek için çalıştırılmasını engellemek

• Hakları-talepleri karşılanıncaya kadar sürekli kararlı eylemler gerçekleştirilmesi kararı alındı.

Kayıt dışı çalışmanın, emek sömürüsünün en yoğun yaşandığı sektörlerden deri, kundura ve tekstil işçileri talepleri doğrultusunda mücadelelerini örgütleyecek program ve yetenekte İzmir Deri-Kundura ve Tekstil İşçileri Derneğinde bu döngüyü kırmaya çalışıyor.

Halkın Kurtuluşu Gazetesi Kundura işçilerinin haklı talepleri ile örgütlü mücadelelerinin her boyutunda kamuoyu oluşturmak ve Sınıf Mücadelesini örmek için atacakları her adımda işçilerle olacaktır. HALKIN KURTULUŞU